|
31 Mayıs 1995
Çarşamba günü hicrî yılbaşımız; yani 1 Muharrem 1416; tabiî bazı
Arap ve İslâm ülkelerinde bizden bir-iki gün önce veya sonra
olabilir. Hesaplamalar değişebiliyor; meselâ Kurban Bayramı Suudi
takvimlerinde bizden bir gün önce idi, ama sonra düzeltme yaparak
bizimle aynı hale getirdiler, bayramı beraber yapmış olduk.
Candan dileriz ki
hicrî yeni yılımız, siz sevgili kardeşlerimiz ve bütün İslâm alemi
için çok hayırlı, uğurlu, mübarek ve başarılı olsun! Allah-u Taâlâ
müslümanlara lutf etsin, birlik ve dirlik versin; mücahid
kardeşlerimizi, zalimlere karşı mansur ve müeyyed, muzaffer ve
galip eylesin, bütün İslâmi çalışmalarımızı olumlu ve verimli
kılsın; cümlemizi iki cihan saadetine nail buyursun... Âmîn, bi-hürmeti
habibihi Muhammedinil-emin, ve âlihi ve sahbihi ve men tebiahû bi-ihsânin
ecmaîn.
Muharrem eşhür-i
hurum'dan, yani savaşın yapıldığı, sulhun hakim olduğu kutsal,
mübarek, muhterem aylardandır ve içinde Aşure günü gibi çok
müstesna ve kıymetli bir gün de bulunmaktadır.
Abdülkadir-i Geylani
--kaddesallahu sırrahul-aziz-- Efendimiz'in, Günyet-üt-Tâlibîn
kitabında belirttiği gibi; Ebu Hüreyre RA'den rivayet edildiğine
göre Hz. Peygamber SAS buyurmuşlar ki:
"--Ramazan orucundan
sonra en faziletli oruçlar, Allah'ın Muharrem diye adlandırdığı
ayında tutulan oruçlardır; farz namazlardan ve geceleyin
kılınanlardan sonraki en faziletli namaz da Aşure gününde
kılınandır."
İbn-i Abbas RA'dan
rivayete göre Peygamber Efendimiz şöyle de buyurmuşlar:
"Kim Zilhicce'nin son
günü (yani bu sene: 30 Mayıs Salı günü) ve Muharrem'in ilk günü
(yani: 31 Mayıs Çarşamba) oruç tutarsa, geçen seneyi oruçla
kapatmış, gelen seneyi de oruçla başlatmış olur ve çok aziz ve çok
celil olan Allah böyle hareket etmesini onun elli yılına keffaret
eyler."
Peygamber Efendimiz,
daha Mekke'de iken Aşure günü oruç tutardı; Medine'ye gelince
Ramazan orucu farz oldu, ama dileyen Aşure orucuna da devam etti.
Yalnız, yahudilere benzememek için Muharrem'in 9'u veya 11'i ile
beraber tutmak tavsiye olundu.
Aşure gününde, eve
bol bol yiyecek, giyecek getirmek, çoluk çocuğu sevindirmek,
fakirlere çok çok hayır yapmak, sadaka vermek, gusül abdesti
almak, gözleri ismid'le sürmelemek, dostlara ziyafet çekmek,
gündüzü oruç tutmak, gecesini namaz ve zikirle ihyâ etmek, hasta
ziyaret etmek... gibi sevaplı işler işlemeğe dikkat ve gayret
ediniz; önünüzdeki bütün senenin ve hatta tüm mütebaki ömrünüzün
bu minval üzere hayır ve hasenat ile; ibadât ü tâat ile geçmesini
Allah-u Taâlâ Hazretleri'nden temennî ve niyaz eyleyiniz!
Vakıflarımızın,
derneklerimizin, şirketlerimizin her türlü kültürel, dînî, sosyal
ve ekonomik faaliyetlerine var gücünüzle katılınız. Tek başınıza,
kenarda, atıl ve yalnız durmayınız, birlikten çok büyük kuvvetin
doğduğunu hiç unutmayınız.
Yeni teşekkül etmiş
olan SERVER Sosyal Hizmetler ve Şirketler Grubumuz'a mutlaka, siz
de iştirak ediniz.
Allah'ın selâmı,
rahmeti, ihsânı, ikramı dünya ve ahirette üzerinize olsun!
İslâm, Haziran 1995
Prof. Dr. M.Es'ad Coşan Rh.A
|