|
İleri ülkeler, ilmi
ve teknolojik gelişmelerin sağladığı üstün konfor ve refahı
yaşıyor, tabiatı ve uzayı fethe çalışıyor. Biz de milletçe
yıllardır kalkınma çabası içindeyiz. Beraber yola çıktığımız
birçok ülke bizi geçti. Biz gerilerde kaldık. Çünkü haklı
tenkitleri dinlemiyor, hatalı tutumlarda inat ve ısrar ediyoruz.
Bilindiği gibi ilerlemek ve yükselmenin maddi, manevi, ferdi,
içtimai, iktisadi, siyasi ve kültürel birçok şartı vardır.
Bunların, hele manevi ve kültürel faktörlerin görmezlikten
gelinmesi, hamleyi daha başından başarısızlığa mahkum eder.
İlerleme, kalkınma ve
yükselmenin sonsuz değerli, vazgeçilmez şartı, her yönü ve çeşidi
ile, gerçek ilimdir. İlmin ana kaynağı ise, hiç şüphe yok ki,
sağlıklı düşünme ve ilim zihniyetidir. İlmin zihniyeti olmadan
yapılan çalışmalar, çarpık sonuçlara götürür. Herçeşit
problemimizin çözümünde aklı, mantığı, ilim zihniyetini esas
almalı, önyargı, sabit fikir, taassup ve şartlanmaları terk
etmeliyiz. Ülkemizde maalesef bu ortamı sağlayabilmiş değiliz.
Birçok etkili ve yetkilimiz, idarecimiz, aydınımız, basınımız ve
halkımız gayr-i ilmi, gayr-i makul kanaatlerle ve katı
şartlanmalar içindedir. Bunları kıramazsanız, bazı konuları hiç
konuşamazsınız; çünkü korkunç yasaklar vardır. Ehliyetsizleri,
kötüleri makamından atamazsınız, çünkü menfaat şebekeleri habire
örgütlenmişlerdir, saçma mevzuatın himayesi altındadırlar.
Basındaki şu son
irtica münakaşalarına bakınız. Bazı aydınların din ve vicdan
hürriyetine, evrensel insan haklarına, demokrasiye, bütün
şartlarıyla gerçekten inanmadıklarını, ayrıca kendilerinin
yıllarca savurdukları fikirlere ters düştüklerini hayretle
göreceksiniz. Üniversitedeki türban yasaklamasına ve bunun meşru
göstermek için yapılan açıklamalara, yorumlara, baskılara bakınız!
Bir yığn tezat, tenakuz, ilim sefaleti ve vicdan katılığı!
Bazı ilim adamlarının
ve halkın, yapılan çeşitli haksızlıklara rağmen vurdumduymazlığına
ve suskunluğuna bakınız! Bu medeni cesaret yoksunluğundan başka
nedir? Kendisine gelen bazı şik(yet dilekçelerini işleme dahi
koymadan reddeden Danıştay'ın tutumu hangi hukuk anlayışı ile
bağdaşır! Milletvekilleri ve yetkili merciler niçin milletin
sesine kulak verip, isteğini yerin getirmezler? Halkın din(
inançlarına göre yaşamasını, giyinmesini, müesseseler kurmasını
engellemek ilericilik midir?
Bu menfi vasatta ilim
ve dolayısıyle ilerleme ve yükselme olamaz. Milletçe bu şartları
değiştirmek ıslah etmek zorundayız. Bu hususta bütün iyi niyetli
aydınlar birleşmeli ve işbirliği yapmalı. Hepimiz, her türlü
yobazlığın, terbiyesizliğin karşısına mertçe çıkabilmeli yüksek
bir medeni cesaretle hakkın ve haklının yanında yer alabilmeliyiz.
Zalimin, cahilin, edepsizin, mütecavizin hakimiyetini ve hücumunu
engelleyecek, müessir ve caydırıcı kuvvetli bir efk(r-ı umumiye
kurmak şarttır. Çünkü ilim ihtimama, marifet iltifata tabidir.
Eğitimin her seviyesinde insanımıza sevgiyi, hoşgörüyü, ilim
zihniyetini vermekte çok titiz davranmalıyız. Herkes hakka ve
hakikate bağlılığı aklın, mantığın, vicdanın, tefekkürün,
muhakemenin değerini bilmeli, serbest ve sağlam düşünmenin
metodunu iyi öğrenmeli, herşeyin doğru ve güzel olanına uymanın
zevkine ve lezzetine ermelidir. Maddeten ve ma'nen yükselmenin
gerçek yolu ve sağlam temeli budur.
İLİM VE SANAT MART 87
- Prof. Dr. M. Es'ad COŞAN
|