|

|
Evrâd-ı Şerif
Âyet ve Hadislerden
Dualar ve Zikirler
Arapça Metin ve Türkçe Anlamı
Istanbul: Seha Neşriyat, 1994
ÖNSÖZ
Mehmed Zahid Kotku (Rh.A)
Her dersime başladığım
hitabımla bu dersime de “Esselâmü Aleyküm ve Rahmetullah” diyerek
başlıyorum.
Aziz kardeşlerim;
Bervech-i peşîn arz edeyim
ki müslümanlık yalnız ibadetle kaim olamaz.
İslâmın beş esası
benimsenmedikçe müslüman olunamaz. Bu esaslardan herhangi birini bilerek
terki, dinden çıkmaya kâfidir.
İslâm’da itikad hiç şüphesiz
ki en mühim unsurdur. “Amentü” ile ifade edilen altı esas imanın şartıdır.
İmanı takip eden ameller:
Namaz, Oruç, Hac, Zekat , Kelime-i Şehadet ve imanın dışında değil
içindedir. Bu hususta tafsilat vermek, kısa ders saatleri içinde mümkün
değildir. İlmihal kitaplarını tetkik buyurmakla bilginizi artırmanızı
tavsiye ederim.
İslâm dini insan saâdeti
için değişmez prensipler va’zetmiştir. Bu prensipler geçici yani günlük
olmayıp ebedî’dir. Riayet edildikleri nisbette insan mes’ud olur. Huzur ve
saâdeti devamlı olur.
Ferdler için saâdet bahseden
yüce İslâm dini cemiyetleri de sağlam ve kuvvetli hale getirir. Zîra bu din
içinde ahlak da dahildir. Müslüman kimse; kimseyi incitmez, elinden ve
dilinden emin olunan kişi demektir. Herkese iyilik yapar. Yemez yedirir.
Giymez giydirir. Kimsenin aleyhinde bulunmaz. Varlığı ile övünmez. Kibir,
hased, ucub, riya, hırs, kin, şöhret, gazap, fitne, fesad ve emsali çirkin
huylardan uzak, cesur, cömert, mütevâzi, haline razı, mühlis, Hakk’ın
verdiğine razı, şöhret ve gazapdan ârî, müşfik ve merhametli, velhasıl Ahsen-i
Takvim sıfatlarını taşıyandır.
Ahsen-i Takvim’i biraz daha
izaha çalışalım: Geniş mana itibarıyla huy güzelliği ve kâmil bir akla sahip
demektir. Hüsnü-zan sahibi ne aldanır ne de aldatır. Hâlim, selim, kibar,
edip, âlim salih, zahid, abid, müttaki, süretinde yaratılan Eşref-i
Mahluk’tur. Bu yaradılışa, yaradan’a sonsuz şükürler dilden düşürülmemeli...
Şükrün içinde Allah’a ibadet ve taât muamelâtta ve münakehatta eksiksiz
uymayı istemek, Hakk’a kulluk etmek de vardır.
Bunların hiç birisini ihmal
ve terk edemezsiniz. Etmemeniz dini vecibenizdir.
Adem oğlu bilmeyerek
Allah’ın emirlerine uygun olmayan hareketler yapmış olabilir.
Bilinmeyenler için aff-ı
mağfiret dilemeli ve bilinenler için tevbe-i istiğfar etmelidir.
Aff-ı mağfiret ve tevbe-i
istiğfar yaşadığımız müddetçe ve her an yapılmalıdır.
İki cihan saadetinin,
Allah’ın emrine tam bir intikiyat ile elde edilebileceği bir an hatırdan
çıkarılmamalıdır.
İslam da itikad, amel, aile
yuvası kurma ve her türlü muamelatın ne suretle yapılacağı tesbit
edilmiştir. Hilafına hareket edenlerin cezaları da tayin edilmiştir.
Mücâzâta maruz kalmamak müslümanın elindedir. Bu uğurda gayret sarfetmenizi
tavsiye ederim. Zira Allah’ın mücâzâtı kulun mücâzâtı gibi değildir. Sonu
bitmeyen bir hayat vardır. Bu hayat ya daimi olarak cennet nimetleri ile
devam edebilir veya cehennem ateşi ile sürebilir.
Müslümanlar cennet
nimetlerine namzettir. Hidayet yolunu Allah bize kapatmasın
Aziz kardeşlerim:
Müslüman yaşamayı Müslüman
ölmeyi ve ilelebet cennette kalmayı Hak Celle bizlere nasip etsin Amin !
Bu tazarrumuzun aşağıdaki
duaları okuyarak kabulünü niyaz edelim.
Bugüne kadar pek çok dua
kitapları nesredilmiştir. Ben naciziniz, siz aziz kardeşlerime ve diğer
müslüman kardeşlerime bir hizmetim olur düşüncesiyle, Üstaz-ı Muhteremimiz
Ahmed Ziyaeddin Gümüşhanevi (ks) hazretlerinin tertip ettiği ve bizlere
emanet ettikleri ve iki bin sahifeyi tutan üç kitaptan aldığımız ve bunlara
ilaveten “Buhari, Tirmizi, Camiüssağir ve Ramuz” kitaplarından aldığımız ve
Kur’an-ı Azimüşşan’da Cenab-ı Hakk’ın bizlere talim buyurduğu dualarla hamde
müteallik Âyet-i Kur’aniyyeleri ile, tehlil ve tevhide ait Âyet-i
Kur’aniyeyi ve bir de bunlara ilaveten evliyaların isimlerinin anıldığı
yerlere, rahmeti ilahinin nazil olacağından onları da eklemek suretiyle bu
dua kitabını istifadenize arz etmekteyim.
Dualarınızla bizim de hakkın
rızasına nail olmaklığımıza sebep olursunuz.
Abdest alarak tam bir ihlâs
ile okuyacağınız dualarınızı Cenab-ı Hak kabul buyursun. Cenab-ı
Peygamberimiz (sav) şefaatçimiz olsun. Amin!
Bu okuyacağınız Evradı
Kur’aniye, Üsame (R.A)’nin Rasûlûllah (sav) Hazretlerinin emri şerifleri ile
Kur’an-ı Azimüşşan’dan tertip ettikleri yedi günlük evrattır. Şöyle ki:
Üsama (ra) bir vakitler Acemistan’ın Isfahan şehrine gitmişler. O gün orada
(Karamıta) denilen sapık bir mezhep hakim bulunmakta imiş. Mübarek ve
muhterem Üsame Hazretlerini hapsetmişler ve sabrı tükeninceye kadar da
işkencede bulunmuşlar. Bir Cuma gecesi rüyasında Rasûlü Ekrem (sav)
Hazretlerini görmüşler ve Rasûlü Ekrem (sav):
Ya muhammed b. Üsame;
kalk ve Mushaf’ı Şerif’i al ve ondan yedi evrad çıkar. Haftada hergün için
bir virdi mahsûsu tertip eyle. Ve hergün o virdi oku. Muhakkak sen hapisten
çıkar ve bu halinden daha güzel bir hala erişirsin.
Cuma günü Kur’an-ı
Azimüşşan’da bulunan bütün hamde taallük eden ayetleri, Cumartesi günü
Kur’an’daki bütün istiğfar ayetlerini, Pazar günü Kur’an’daki tesbih
ayetlerini Pazartesi günü bütün tevekkül ayetlerini, Salı günü bütün selâmet
ayetlerini, Çarşamba günü bütün tehlil ayetlerini, Perşembe günü de Kur’an-ı
Azimüşşan’da mevcut bütün dua ayetlerini toplaması ve hazırlayacağı bu
evradı günü gününe okuması tavsiye olunmuş. O mübarek zat Peygamber
Efendimizin emirlerine imtisâlen bu evradları hazırlamışlar ve okumağa
başlamışlar. Biiznillâhi Teâlâ Cenab-ı Hak da tesirini halk edip hapisten
çıkıp kurtulmuşlar. Binaenaleyh her kim ihlâs ile herhangi bir niyet üzerine
okusalar, mutlaka muratlarının Allah Teâlâ’nın izniyle hâsıl olacağından hiç
şüphe edilmemelidir.
Sonra bir çok evradlar
vardır ki, meselâ: Abdülkadir Geylani’nin, Ahmet Rufai Hazretlerinin, Hasan
Şazeli’nin, Muhammed Bahaeddin Nakşibendi Hazretlerinin ve daha nice
büyüklerin tertip ettikleri günlük ve haftalık evradlar vardır. Fakat bu
yedi günlük Kur’an evradı gibi bir evradı azim daha meydana getirmenin
imkanı yoktur. Onun için bunun kıymetini iyi bil. Ve her günkü evradı günü
gününe oku; niyetini halis kıl. Cenab-ı Hak senin muhtaç olacağın her şeyi
bilir ve sana mükafatı da ihsan eder. Yeter ki sen hemen onun yolunda
olasın, emirlerine mutî ve yasaklarına da uzak olasın. Sonra emirlerini ve
yasaklarını belle ve mutlaka etrafındaki insanlara ve bahusus komşularına
bunları öğretmeye çalış. Bunu yapmadığın takdirde Hakk’ın yolunda bulunmuş
olmazsın. Bunu da iyi bilesin, bu da Cenab-ı Peygamberin tavsiyeleridir.
Ahmed b.Hanbel’in
“Müsned”inde Üsame b.Zeyd (R.A)’ın hadisleri meyanında olsa gerektir. Fakat
hepimizin bildiği bir Âyet-i Kerîme vardır ki, mealen şöyledir:
“Ey iman edenler!
Kendinizi ve aile halkınızı ateşten koruyun ki onun tutuşturucusu insanlarla
taşlardır.” (Tahrim 66/6)
Yani insanların evvela
kendilerini sonra da kendi yakınlarını, dünya ve âhiret ateşinden kurtarmağa
çalışmak başlıca vazifelerinden olmakla, evladını güzelce öğretip emr-i
ilâhi ve emr-i Resûlullah’ı güzelce tutmak, yine Allah (Azze ve Celle)
Hazretlerinin yasaklarını ve günahlarını belleyip onlardan kaçmak, efrad-ı
ailesiyle yakınlarını dost ve akrabalarını, bahusus komşularını, kendisinin
yaptığı hayırlı şeyleri yapmağa ve günah ve yasak şeylerden kaçındırmaya
çalışmaları, mecbûri vazifelerimiz arasındadır. Çünkü müslümanlık nasihatle
kâimdir, denilmiştir
Şu halde cehennemin ve
dünyanın azabından hem kendini hem de başkalarını kurtarmak her müslümanın
vazifesi değil midir? Bu okuduğumuz dualar ve yaptığımız ve yapacağımız
bütün ibadetlerin Hakk’ın huzurunda kabule şayan olabilmesi için günahlardan
tamamıyla sıyrılıp kurtulmak gerekir. Kötü huylar da bu günahlardan hiçte
aşağı değildir. Meselâ, bir eşkıya dağda yol keser, hırsızlık yapıp para
kazanır, bir diğeri de şehirde oturduğu yerde seni lafıyla kandırıp
paralarını kolaylıkla alır. Şimdi bunların her ikisi de eşkıya, biri gizli
biri de aişikar. İkisi de birbirinden tehlikeli. İşte günahlar da böyle,
birisi âşikâr günâh: Zina, kumar, katil gibi, biri de:Kibir, riya, hased ve
sair gizli günah.
Bunların hepsinden sakınmak
ve kaçınmak nasıl lazımsa, ibadetlerin de kabulü için mutlaka bütün büyük ve
küçük günahlardan ve bütün yaramaz huylardan ve günahlardan, hele para
sevgisinden (kendini kurtar da göreyim seni) kaçınmak lazımdır. Allah
cümlemizi muhafaza etsin. İnsan para sevgisine ve günahlara müptelâ olunca
artık gözler perdelenir. Hakk’ı görmez olur. İşte o zaman gayr-i ihtiyari
bâtıla Hak, Hakk’a da batıl dedikleri, artık hepimizin gözü önünde cereyan
eden hadiselerdendir.
Onun için aziz ve muhterem
kardeşim! Bu duaları güzelce oku, ibadetlerini de yap, sonra da günahlardan
hem kendin kaç, hem de başkalarını kaçındır. Müslümanlık ancak böyle yaşar.
Müslümanlık da buna “Emri bil’ma’rûf nehyi ani’l münker” denir.
Müslümanlığın can damarıdır, ma’rûf ile emir, münkerat-ı nehiy etmek.
Sonra ikinci kısımda ise
Cenab-ı Peygamber Efendimizin mübarek fem-i saâdetlerinden sudûr eden
dualarıdır ki, bunlar hepimiz için baş tacıdır. Bunlara ilaveten bazı meşhur
dualar da vardır. Bizleri duadan unutmamaya vesile olur ümidiyle sizlere
takdim ediyoruz. Hak Sübhanehû ve Tealâ cümlemizden ve cümlenizden râzı
olsun.Amîn.
Ebû Bekir Sıddık
Hazretlerinin bu Âyet-i Kerime hakkında buyurdukları meşhurdur. İnsanın
gerek kendini gerekse hemcinsini ateşten koruması ve kurtarması, ancak cihad
ve cihada yardım ile olacağından kimsenin şüphesi yoktur. Cihaddan ve ona
yardımdan kaçmak, hem İslâm’ın mahvına sebep olur, hem de tâ cehennemin
içine tam düşülmüş olmasına sebep olur. Cihadın da mutlak küffâr ile olması
şart değil. Düşman ve küffâr ile olan cihada, cihad-ı asgar, yani küçük
cihad buyurdukları malumdur. Asıl cihad, numûne bir müslüman olduğumuzu
dünyaya göstermeğe çalışmaktır.
Onun için aziz kardeşim,
sana sözlerimi tekrar edeyim. Müslümanlık bir taraftan ibadet bir taraftan
yasak ve günahlardan kaçmaktır.İşte bunları öğren ve mümkün olduğu kadar her
müslümana da öğretmeğe çalış.Yalnız ibadetle kulluk tamam olmaz. Her halde
hem ibâdet, hem itikat, hem nikâh hem de muamelâtda (yani alış verişte)
müslüman usulünden ve yolundan dışarı çıkma, ve bunu her müslümana
söylemekten de çekinme vesselâm. Zira, duâ (Muhhu’l-ibâde) yani kulun Allah
Tealâ’ya ilticası ve yalvarmasıdır ki, kulun Hakk’a bu kadar yakın olduğu
bir hal yoktur. Bu da Cenab-ı Hakk’ın en sevdiği haldir ki; kulunu bu halde
me’yûs ve mahzûn etmez. Elbette ve elbette istediklerini fazlasıyla verir.
Sen de bundan gafil olma. Senin kendi uydurduğun duâ, duâ değil, asıl duâ
Hakk’ın sana öğrettiği Kur’an lafızlarıdır. Sen bu duâları cân-ı gönülden
oku ve bizleri de duâlarından ayırma.
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
El- Berâ b. Azib (R.A.)’den:
Resûlullah (SAV) buyurdular:
“Dua ibadetin ta kendisidir. Çünkü Allah teala şöyle buyurdu:
‘Bana dua ediniz ki duanızı kabul edeyim.’”
Ebu Musa (R.A.)’den:
Resûlullah (SAV) buyurdu: “Dua, Allah teala’nın
askerlerinden teşkil edilmiş bir ordudur; kesinleşmiş bile
olsa, kazayı önler.”
Ali (R.A.)’den:
Resûlullah (SAV.) buyurdu: “Dua, mü’minin silahı,
dinin direği, semavat ve arzın nurudur.”
İbn Abbas (R.A.)’dan:
Resûlullah (SAV) buyurdu:
“Dua, rahmetin anahtarı; abdest narnazın anahtarı; namaz da
cennetin anahtarıdır.”
Enes (R.A.)’dan:
Peygamber (SAV) buyurdu:
“Her kim sabah namazını cemaatle kılar sonra güneş doğuncaya
kadar Allah’ı zikrederek oturur ve iki rek’at (işrak) namazı
kılarsa, kendisine tattı bir hac ve umre sevabı verilir.”
(3 defa “tam” buyruldu.)
Sadaka Resûlullah.
|
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Bismillahirrahmanirrahim
Müslimin rivayet ettiği hadiste Peygamber
Efendimiz şöyle buyurmuştur:
"Kim okumayı murad ederek Mushaf'ı alırda şu duayı okursa, Allah
o kimseye her harf için elli bin hasene verir ."
Ey Allahım! Sen onu hak ile indirdin,o da hak ile indi. Allah'ım
Kur'ana rağbetimi büyüt, Onu gözüme nur, göğsüme (kalbime) şifa
kıl.
Ey Allah'ım! onunla dilimi süsle, onunla yüzümü güzelleştir,
onunla cismimi kuvvetli eyle, Sana itaat ederek gecenin
derununda, gündüzün bölümlerinde onu okumayaı bana nasip eyle,
beni, Peygamber (sav) ve onun hayırlı ali ile haşr u cem eyle.
Rahman'ın rızası, ehl-i iman kabirlerinin nurlanması, bütün
peygamberlerin seyyidi, güneşi, Allah elçilerinin Ay'ı olan
-Rahmanın salavatı üzerine olsun- Efendimiz Muhammed
Aleyhisselamın ruhu, şeytanın tardı, günahların düşürülmesi,
tevbelerin kabulu, derecelerin yükselmesi, nar-ı cehennemden
kurtuluş, imanın devamı ve Rahman'a kavuşmak için Kur'an okumaya
niyet ettim. Ya Erhamerrahimin (Ey merhametlilerin en
merhametlisi)! (Senin rahmetini dilerim)
Hamd ü sena,alemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Bismillahirrahmanirrahim
Hamd ü sena; semavat ve arzı yaratan, onlara karanlıkları ve
nuru yerleştiren Allah'a mahsustur.
Sonra bir de bakıyorsun Rabblerine nankörlük edenler yan
çiziyorlar. Sizi bir (çeşit) çamurdan yaratan, sonra yaşamanız
için bir ecel --ki ecel-i müsemma O'nun katındadır-- belirleyen
ancak O'dur. Bundan sonra siz yine yüz çeviriyorsunuz ha!
O semavat ve arzda varolan Allah'tır. Sizin gizlinizi de
aşikarınızı da ne kazanacağınızı da bilir. (En-am 1-3)
Bismillahirrahmanirrahim
O kendinden başka asla ilah bulunmayan Allah'tır, gizliyi de
açığı da bilir. O Rahman ve Rahim'dir.
O, kendinden başka asla ilah bulunmayan Allah'tır. O, Melik'tir,
Kuddüs'tür, Selam'dır, Mü'min'dir, Müheymin'dir, Aziz'dir,
Cebbar'dır, Mütekebbir'dir.
Ortak etmekte oldukları şeylerden, Allah münezzeh ve
mukaddestir.
O, Yaratıcı, yoktan varedici, herşeye şeklini verici olan
Allah'tır. Esma-i Hüsna yalnızca O'nundur. Semavat ve arzda olan
herşey O'nu tesbih eder.
O Aziz'dir, Hakim'dir. (El-Haşr 22-24) |
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Bismillahirrahmanirrahim
(Sure-i Yasin Mekke'de inmiş, 83 ayettir)
1-Ya Sin!
2-Hikmetli Kur'an hakkıçun
3-Şüphesiz sen,gönderilmiş (peygamber)lerdensin.
4-Dosdoğru bir yol üzerindesin.
5-(Kur'an), Aziz ve Rahim (olan Allah)ın indirmesidir.
6-(O kitap)Sana,ataları(azap ile)korkutulmamış, bu yüzden
gaflete düşmüş bir kavmi uyarman için (indirilmiştir)
7-Andolsun onların çoğu hakkında azap hükmü vermek hak olmuştur.
Çünkü onlar iman etmezler.
8-(Zira) biz, onların boyunlarına bir takım kelepçeler
geçirmişizdir. İşte bu kelepçeler, çenelerine kadar dayanmış
olduğundan, başları yukarı kalkıktır.
9-Biz onların önlerinden bir set, arkalarından da bir set
çektik. Böylece anları sarıp kuşattık. Artık onlar görmezler.
10-Senin onları artık uyarman da uyarmaman da birdir. Çünkü
onlar iman etmezler.
11-(O halde)sen ancak zikre(veya Kur'an'a) uyan,görmeden
Rahman(a büyük saygı duyan, On)dan korkan kimseleri
uyarabilirisin. Onlara bir mağfiretin ve büyük bir ecrin
müjdesini ver.
12-Ölüleri ancak biz diriltiriz. İnsanların hayatta yaptıklrını
ve öldükten sonra bıraktıklarını biz yazarız. Hepsini bir açık,
ana kitapta birer birer saydık.
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
13-Onlara, şu şehir halkını (Antakya'yı) misal
getir. Hani onlara elçiler gelmişti.
14-İşte o zaman Biz, onlara iki elçi göndermiştik. Derhal onları
yalanladılar. Biz de hemen bir üçünce(elçi)yle destekledik.
Onlar (hep beraber) "Biz size gönderilmiş (Allah)
elçileriyiz" dediler.
15-Onlar (elçilere) dedilerki: Siz bizim gibi insandan başka bir
şey değilsiniz. Rahman herhangi bir şey indirmedi. O halde siz
ancak yalan söylüyorsunuz.
16-17-Elçiler de "Rabbimiz biliyor, biz gerçekten size
gönderilmiş elçileriz. (Bizim) vazifemiz, açık bir şekilde
(Allah'ın buyruklarını size) tebliğ etmekten başka bir şey
değildir." dediler.
18-(Bunun üzerine onlar daha da sertleşerek) "Doğrusu biz
sizin yüzünüzden uğursuzluğa düçar olduk. Eğer bu işten
vazgeçmezseniz, andolsun sizi taşlarız. Ve bizden size mutlaka
acıklı bir işkence ve kötülük dokunur." dediler
19-(Elçiler)şöyle cevap verdiler: "Sizin uğursuzluğunuz
sizinle beraberdir. O bizden değil sizdendir. (Demek size
nasihat edilir, doğru yol gösterilirse bunu uğursuzluk sayacak
ve küfrünüzde devam edeceksiniz öyle mi) Hayır! Siz aşırı giden,
haddi aşan bir milletsiniz".
20-(Bu esnada) şehrin öbür ucundan koşarak bir adam geldi, "Ey
kavmim dedi. (Bu) elçilere uyunuz!
21-Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun,
çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir."
22-(Bu tavsiye üzerine bu sefer dama dönerek" Vay sen de
mi onların dinindensin?" dediler. Bunun üzerine adam
şöyle dedi: "Bana ne olmuş ki, beni yaratana ibadet etmeyecek
mişim? (Şunu iyi bilinki)hepiniz O'na döndürülecek, O'na
götürüleceksiniz.
23-Ben, O'ndan başka tanrılar edinir miyim hiç? Çünkü O
esirgeyici Allah, eğer bana bir zarar dilerse o sizin
putlarınızın şefaati bana hiçbir faide vermez. Onlar beni asla
kutaramazlar.
24-İşte o zaman ben (maazallah) apaçık bir delalet ve sapıklığın
ta içine gömülmüş olurum.
25-Halbuki ben, sizin de Rabbiniz olan Allah'a inandım. O halde
beni dinleyin.
26-(Azgınlar bu sözleri dinlmeyip o zatı taş yağmuruna tuttular.
Tam öleceği esnada ona) "Gir cennete"denildi. (Bu
ilhi müjdeyi duyan) zat, "keşke kavmim bunu bilseydi" dedi.
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
27-Rabbimin
yarlığadığını, beni (cennete) ikrama mazhar olanlardan kıldığını
anlasalardı...dedi.
28-Biz ondan sonra, onun milletini helak etmek için
üzerlerine gökten herhangi bir asker indirmedik ve indirecek de
değildik.
29-Çünkü onların helaki, sadece bir tek sayhadan başka
bir şey değildi. İşte o azgınlar bir anda sönüverdiler.
30-Ne kadar acınacak durumdadır kullar! Çünkü onlar bir
peygamber gelmeye dursun, derhal onunla alay etmeye kalkışırlar.
31-Görrmüyorlar mı? Kendilerinden önce nice kavimler
helak ettik. Çünkü onlar,peygamberlere dönmediler.
32-Elbette onların hepsi karşımıza dikilecekler.
33-Kendisine hayat verdigimiz, ölü toprak, hakikatte bir
ibret ayetidir. Çünkü biz onu dirilttik de ondan pek çok tarım
ürünleri çıkardık. İşte onlar bunlardan yerler.
34-Biz, yeryüzünde nice nice hurma bahçeleri, üzüm
bağları yarattık. Yerde pek çok pınarlar kaynattık.
35-Onların meyvelerinden ve elleriyle bunlardan imal
ettiklerinden yemeleri için, onlar şükretmezler mi?
36-Yerin bitirdiklerinden,insan oğlunun kendi varlığından
ve henüz mahiyetini bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri
yaratan Allah'ı tesbih ve takdis ederim.
37-Gece de onlar için bir ibret ayetidir. Biz ondan
gündüzü sıyırıp çekeriz de onlar karanlıklara gömülürler.
38-Güneş ise kendine mahsus yörüngesinde akıp
gitmektedir. İşte bu, Aziz ve Alim olan Allah'ın takdiridir.
39-Ay için de bir takım menziller tayin ettik. Nihayet o,
eğri hurma dalı gibi olur da geri döner.
40-Ne güneş aya yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir.
Bunlardan herbiri belli bir yörüngede yüzmeye devam ederler.
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
41-Onların
zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük
bir ayettir.
42-(Gemilerin)benzerlerinden binmekte oldukları şeyleri
onlar için biz yarattık
43-Eğer biz azimüşşan dileseydik onları suda boğardık.O
zaman ne onların imdadına koşan olurdu ne de kurtarılırlardı.
44-Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet onları kurtardı.Ve
belli bir zamana kadar dünyadan faydalanmaları uygun görüldü.
45-Onlara "yapmakta olduğunuz ve yapıp arkanızda
bıraktığınız işlerde Allah'dan kokun,böyle yaparsanız
esirgenmeniz umulur" denildi.
46-Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe, mütemadiyen
ondan uzaklaşıyorlardı.
47-"Allah'ın size rızık olarak verdiklerinden hayra
sarfediniz" denildiğinde, kafirler mü'minlere dediler ki: "Allah'ın,
dileseydi doyuracağı kimseleri biz mi doyuralım? Siz gerçekten
sapıtmış kimselersiniz."
48-Onlar, "Eğer siz gerçekten doğru iseniz tehdit ve
felaket ne zaman gelecek"derler.
49-Onlar, birbirleriyle gürültü ve şamata ederken
kendilerini ansızın yakalayacak bir tek sayhayı bekliyorlar.
50-İşte o anda onlar ne bir tavsiyede bulunabilirler ne
de ailelerine dönebilirler.
51-Nihayet "Sur"a üfürüldü. Bir de ne göresin! Onlar
kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.
52-İşte o zaman "Eyvah! Eyvah! Bizi kabrimizden kim
çıkarıp diriltti? Bu, Rahman'ın vadidir. Peygamberler gerçekten
doğru söylemişler" derler.
53-(Bu olay,) bir tek sayhadan başka bir şey değildir.
İşte ondan sonra hepsi toplanıp huzurumuza dizilirler.
54-Artık bugün hiçbir kimse en ufak bir haksızlığa
uğramaz. Siz ancak yaptıklarınıza karşılık alırsınız. |
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
55-Bu gün
cennetlikler nimetler içinde safa sürerler.
56-Onlar ve eşleri, gölgeler altında tahtlara kurulurlar.
57-Orada her çeşit meyve onlar içindir. Bütün arzuları
yerine getirilir.
58-Bağışlayıcı bir Rab olan Allah'tan onlara söz olarak
selam gelir.
59-Ayrılın bir tarafa bu gün, ey günahkarlar.
60-Ey insanoğlu! "Şeytana tapmayın,çünkü o sizin apaçık
bir düşmanınızdır" demedim mi ?
61-(Ve demedim mi) Sadece bana ibadet ve kulluk ediniz.
Çünkü dosdoğru yol budur.
62-Şeytan sizden pek çok milleti kandırıp saptırdı. Siz
bunu düşünecek, anlayacak akla sahip değil misiniz?
63-İşte bu, size vad edilen cehennemdir.
64-Küfür ve inkarınız sebebiyle bu gün,dağlanın ateşle!
65-O gün onların ağızlarını mühürleriz. Kazandıklarını
bize elleri anlatır. Ayakları da şehadet eder.
66-Dilersek gözlerini büsbütün kör ederiz. Bu sefer de
yolu bulmak için itişip kakışırlar. Nereden görecekler.
67-Eğer biz dileseydik oldukları yerde onların
kılıklarını değiştirdik, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi ne
de geri gelmeye.
68-Kime uzun ömür verirsek biz onun yaratılışını bozarız.
Onlar bunu hiç düşünmezler mi?
69-Biz O'na şiir öğretmedik. Hem bu O'na gerekli de
değildir. O'nun söyledikleri ancak Allah'tan gelmiş bir
hatırlatma, bir öğüt, açık bir Kur'an'dır.
70-(Bununla O'nun) diri olanları uyarmasını ve verilen
sözün de kafirler aleyhine çıkmasını istedik. |
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
71-Onlar görmediler
mi ki, biz azimüşşan, kudretimizin eseri olmak üzere pek çok
hayvan yarattık. Onlar da bunlara malik ve sahip oldular.
72-Bu hayvanları onların emrine amade kıldık. Onların
bazısını binek olarak kullanırlar,bazısını yerler.
73-Bu hayvanlarda onlar için içilecek ve daha nice
faydalar vardır. Hala şükretmezler mi?
74-Yine onlar, yardımlarını umarak Allah'tan başka bir
takım ilahlar edindiler.
75-Onlara yardım etmeğe asla güçleri yetmez. Kendileri
ise yardıma hazır askerlerdir.
76-Onların sözleri sakın seni üzmesin. Çünkü biz, onların
gizlemekte olduklarını da açığa vurduklarını da biliyoruz.
77-İnsan görmüyor mu ki, biz onu bir nutfeden yarattık?
Bir de bakıyorsun açıkça hasım kesiliyor.
78-Kendi yaratılışını unutarak bize karşı misal vermeye
kalkışıyor ve "şu çürümüş kemikleri kim diriltecek? "diyor.
79-De ki,onları ilk defa yaratmış olan diriltir. Çünkü O,
her türlü yaratmayı iyi bilir.
80-Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O'dur. İşte siz
ateşi ondan yakıyorsunuz.
81-Semavat ve arzı yaratan, onların benzerlerini
yaratmağa kadir değil midir? Elbette kadirdir. O,herşeyi
hakkıyla bilen bir yaratıcıdır.
82-Onun işi, bir şey yaratmak istediği vakit "ol"
demektir ve o şey derhal var olur.
83-Her şeyin mülkü kendi elinde olan Münezzehtir. Zaten
siz elbette ona döndürüleceksiniz..
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Bismillahirrahmanirrahim
Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber üzerine salat ve selam
getirirler.
Ey iman edenler! Siz de ona layıkı vechile
salat ve selam getirin. (el-Ahzap 56)
Ey Allahım! Efendimiz Muhammed'e salat-ı
kamil selam-ı tam ile salat ve selam eyle! Zira o öyle
bir zattır ki, kendisiyle düğümler çözülür, sıkıntı ve zahmetler
asan olur, ihtiyaçlar karşılanır, arzulara ve güzel sonuçlara
ulaşılır. Kendisinin yüzü suyu hürmetine yağmur istenir.
Her lemha (kısa bir göz açıp-kapama
veya şimşek çakması gibi bir zaman) da ve her nefeste Sence
ma'lum olan mahlukat sayısınca O'nun aline ve ashabına da salat
ve selam olsun.
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
25 kere istiğfar
edilir (nestağfirullah)
Azim ve Kerim olan, kendisinden başka asla ilah
bulunmayan, Hay ve Kayyum olan Allah'tan mağfiret talep ederiz.
O'na döneriz. Bizim tevbemizi kabul edip bize mağfiret ve
hidayet vermesini isteriz. Çünkü O, tevbeleri kabul eden,
merhameti ve mağfireti bol olandır.
Kendi nefsine zulm eden,öldürmeğe veya yeniden
diriltmeye ve kıyamette toplamağa gücü yetmeyen kulun tevbesi
gibi tevbe ederiz.
Ey Allahım! Sen benim Rabbimsin. Senden başka
ilah yoktur. Beni sen yarattın. Ben Senin kulunum, gücüm yettiği
müddetçe Senin ahdin ve va'din üzereyim. Yaptıklarımın
kötülüğünden Sana sığınırım. Bana
verdiğin nimetini anarken günahımı da arzederim ki,beni affet!
Çünkü günahları ancak Sen affedersin.
Ey Allahım! Sen Şah'sın, Senden başka asla
ilah yok. Seni tesbih ve takdis ederim. Sana yaraşan hamd ile
hamd ederim.Sen benim Rabbimsin. Ben ise Senin kulunum. Kendi
nefsime haksızlık ettim, şimdi günahımı itiraf ediyorum. Bütün
günahlarımı affet, çünkü günahları ancak Sen bağışlarsın.
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Beni ahlakın en
güzeline yönelt. Zira ahlakın en güzeline beni ancak Sen
yöneltirsin. Huyların kötü olanlarını benden uzaklaştır, çünkü
huyların kötü olanını benden ancak Sen uzaklaştırırsın.
Senin davetine icabet ettim. Senin saadetine
geldim. Bütünhuylar senin elindedir. Kötülük sana yakışmaz. Ben
Seninle var oldum ve sana döneceğim.
Ey Rabbimiz! Sen mübarek ve yücesin. Senden
mağfiret dileriz ve Sana döneriz..
Ey Allahım! Hatalarımı kar ve dolu suyu ile
temizle. Beyaz elbisenin kirlerden temizlendiği gibi kalbimi
hatalardan arıt.
Ey Allahım! Doğu ile batı arasını uzak
kıldığın gibi, beni de hatalımdan uzak eyle. Hiç bir ilah
yok, ancak ortağı olmayan tek Allah vardır. Mülk ve hamd
O'na mahsustur. O, diriltir ve öldürür. O herşeye kadirdir.
Allah Tealayı noksan sıfatlardan tenzih eder, kemal sıfatlarıyla
tavsif ederim. Övmek ve övülmek O'na mahsustur. Allah'tan başka
ilah yoktur. Allah en büyüktür. Yüce ve ulu Allah'ınkinden başka
bir güç, hiçbir kuvvet yoktur. |
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Allah'ı hamd ile tesbih ve takdis ederim. Ulu
Allah'ı noksan sıfatlardan tenzih eder, kemal sufatlarıyla
tavsif ederim. Allah'a hamd ve şükür ederek O'ndan maüfiret
dilerim.
Mahlukatı adedince, rızası miktarınca, Arşı ağırlığınca,
kelimelerini yazan kalemler sayısınca kendini överek Allah'ı
tesbih ve takdis ederim. Semada yarattıkları, yerde
yarattıkları, ikisi arasında yarattıkları adedince ve onun
yaratıcısı bulunduğu mahlukat sayısınca Allah'ı tesbih ve takdis
ederim.
Yine Allah'ı, yukarda sayılanlar miktarınca ulular, bir o kadar
da hamd ederim. Benzer sayıda tevhid ederim.
Yine bu sayıda la havle vela kuvvete illa billah derim .
Allah Teala buyurdu:
Bismillahirrahmanirrahim
"Esma-i hüsna ancak Allah'a mahsustur.Siz O'na onlarla dua
ediniz" (el-Araf,180)
Resulullah (sav)buyurdu:
"Şüphesiz Allah'ın 99 tane adı vardır.Her kim onları sayarsa
cennete girer " |
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Bismillahirrahmanirrahim
O Allah ki kendisinden başka ilah
yoktur.
|
. |
Rahman |
Rahim |
. |
|
Melik |
Kuddüs |
Selam |
Mü'min |
|
Müheymin |
Aziz |
Cebbar |
Mütekebbir |
|
Halık |
Bar'i |
Musavvir |
Gaffar |
|
Kahhar |
Vehhab |
Rezzak |
Fettah |
|
Alim |
Kabid |
Basit |
Hafid |
|
Raf'i |
Muiz |
Muzill |
Sem'i |
|
Basir |
Hakem |
Adl |
Latif |
|
Habir |
Halim |
Azim |
Gafur |
|
Şekur |
Aliyy |
Kebir |
Hafiz |
|
Mukıt |
Hasib |
Celil |
Kerim |
|
Rakıb |
Mucib |
Vas'i |
Hakim |
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
|
Vedud |
Mecid |
Bais |
Şahid |
|
Hakk |
Vekil |
Kaviyy |
Metin |
|
Veliyy |
Hamid |
Muhsi |
Mübdi' |
|
Muid |
Muhyi |
Mumit |
Hayy |
|
Kayyum |
Vacid |
Macid |
Vahid |
|
Ehad |
Samed |
Kadir |
Muktedir |
|
Mukaddim |
Muehhir |
Evvel |
Ahir |
|
Zahir |
Batın |
Vali |
Müteali |
|
Barr |
Tevvab |
Mün'ım |
Müntekım |
|
Afuvv |
Rauf |
Malik-ül Mülk
|
Zül Celali ve-l İkram |
|
Rabb |
Muksit |
Cam'i |
Ğaniyy |
|
Muğni |
Muğtı |
Mani' |
Darr |
|
Nafi' |
Nurr |
Hadi |
Bedi' |
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
|
Bakı |
Varis |
Reşid |
Sabur |
|
. |
Sadik |
Settar |
. |
Ni'meti umumîdir. Kendinden başka ilah yoktur.
Ey zatı, benzerlerden uzak, sıfatları başkalarına benzemekten
münezzeh olan Allah! Ey ayetleri birliğini gösteren, mahlukatı
rububiyetine şahitlik eden, azlık mevzuu bahis olmaksızın tek
olan, sebepten meydana gelmeksizin mevcut olan Allah! Ey
iyilikle bilinen,ihsan ile mevsuf olan Allah! Sen sınırsızlıkla
ma'rufsun, sonsuzlukla vasıflandırılırsın, başlangıcı olmayan
ilk kadimsin, sona ermeyen sonuncu, Kerim ve Rahimsin.
Sen rahmet ve ilim yönünden her şeyi ihata ettin.Tarafından bir
kerem,lütuf ve hilm ile asi ve günahkarların günahlarını
bağışladın.
Ey Hilmi çok!Ey işiten ve gören olduğun halde benzeri
olmayan Allah! (İşte O)Allah bize kafidir. (O)ne güzel vekildir.
O, ne güzel dost, ne güzel yardımcıdır
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
|
|
|

|
Bu dua yatarken
ve sabah kalkınca okunur.
Hamd, yalnızca öldürdükten sonra bizi dirilten ve dönüş
kendisine olan Allah'a mahsustur. Biz sabaha kavuştuk, kainat
Allah'ın olduğu halde sabah oldu. Azamet, büyüklük, yaratmak,
yönetmek, gece, gündüz ve bunlarda bulunanların hepsi Allah'a
aittir. O birdir, ortağı yoktur.
Bizler İslam fıtratı, ihlas sözü, peygamberimiz Muhammed
(sav)'in dini, İbrahim Aleyhisselamın milleti üzere sabaha
kavuştuk.
Ey Allah'ım! Ey acyanların en merhametlisi! Rahmetin hakkıçün bu
günümüzün evvelini salah, ortasını felah, ahirini necah eyle.
Ey Allah'ım! Bu günün ve gelecek günlerin hayrını isterim. Bu
günün ve gelecek günlerin şerrinden Sana sığınırım.
Ey Rabbim! Tenbellikten ve yaşlılığın musibetinden Sana
sığınırım. Cehennemdeki azaptan, kabirdeki azaptan da Sana
sığınırım. Senden başka asla ilah yoktur. Seni noksan
sıfatlardan tenzih eder, kemal sıfatlarıyla tavsif ederim. Çünkü
ben, (nefsine)kötülük edenlerden biri idim.
Ey Allah'ım! Bu sabahın ve akşamın,kaza ve kaderin, hazar ve
seferin
|
|
|
|
 |
Evrâd-ı Şerif
(
Âyet ve Hadislerden Dualar ve Zikirler ) |
|
Bu kısım her gün okunacaktır. |
| | |